Kayıtlar

Eylül, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Akciğer Naklinin Tarihçesi -2.34- Métras, Hayvanlarda Başarılı Sol Akciğer Nakli

Resim
Akciğer Naklinin Tarihçesi -2.34- Métras, Hayvanlarda Başarılı Sol Akciğer Nakli   Henri Métras (1917-1957) - 1950   1946’da Métras, akciğerlerdeki her bir bronşa ayrı ayrı ulaşmayı sağlayan özel bir kateter geliştirdi. Bu araç, daha sonra onun adıyla  “Métras Kateteri”  olarak dünyaca tanındı. Kateter sayesinde radyolojik incelemeler sırasında bronşlar seçici olarak opaklaştırılarak, tüberküloz gibi bakteriyel lezyonların yeri yüksek hassasiyetle saptanabiliyordu.   Albert Schatz (1922–2005), tüberküloz tedavisinde çığır açan  streptomisini  1943’te keşfetti; ilaç 1946’da FDA tarafından onaylandı. Métras’ın geliştirdiği kateter sayesinde antibiyotikler doğrudan hastalıklı bronşa iletilebiliyor, böylece lokal tedavi uygulanabiliyordu. Bu yöntem, modern anti-tüberküloz tedavisinin başlangıcı olarak kabul edildi.   Akciğer içi yapıları doğrudan görüntülemeye olanak tanıyan  bronkoskopi , tıp tarihinde ilk kez Alman kulak-burun-boğaz uzmanı...

Akciğer Naklinin Tarihçesi -2.33- Hyatt, İlk Doku ve Kemik Bankasının Kuruluşu

Resim
Akciğer Naklinin Tarihçesi -2.33- Hyatt, İlk Doku ve Kemik Bankasının Kuruluşu   Yüzbaşı George W. Hyatt (1920-1993)   1949   yılında sabaha karşı, dört denizciyi taşıyan bir araç Arlington, Virginia’da yoldan çıkarak bir ağaca çarptı. İki denizci hafif yaralarla kurtulurken, diğer ikisi boyun kırığı nedeniyle olay yerinde yaşamını yitirdi. Saat 07.00’de ölüm haberleri, Maryland’in Bethesda kentindeki ABD Donanması Hastanesi’ndeki “Vefat Edenler İşleri Masası”na ulaştı. Hastane yetkilileri, hemen doku bankasının müdürü olan ortopedi uzmanı Yüzbaşı Dr. George W. Hyatt’ı bilgilendirdi.   Hyatt, bu trajik kaybı yaşam kurtaran bir sürece dönüştürme fırsatı olarak gördü. Cenazelerin yaklaşık 32 kilometre uzaklıktaki hastane morguna naklini sağladı. Ardından en zor görev başladı: ailelere ölüm haberini vermek. İlk şoku atlatmaları için bir saat bekledikten sonra, aileleri tekrar arayarak vücut dokularının doku bankasında kullanılmasına izin verip vermeyeceklerini sord...

Akciğer Naklinin Tarihçesi -2.32- Murray, Kadaverik Donörden İlk Başarılı Deri Nakli

Resim
Akciğer Naklinin Tarihçesi -2.32- Murray, Kadaverik Donörden İlk Başarılı Deri Nakli   Joseph Edward Murray (1919-2012)   23 Aralık 1944’te, 22 yaşındaki Amerikalı pilot Charles Woods (1921–2004), II. Dünya Savaşı sırasında Himalayalar üzerinden yapılan tehlikeli “Hump” (Kambur) hava ikmal rotasında görevliydi. Hindistan’daki Kurmitola üssünden Çin’in Lüliang bölgesine, Japonlarla savaşan Çin Ordusu’na bağlı “Uçan Kaplanlar” birliğine yaklaşık 12,7 tonluk (28.000 pound) havacılık yakıtı taşıyordu. Ancak yardımcı pilotun yaptığı bir hata sonucu uçağı kalkış sırasında patladı. Çıkan yangın, Woods’un vücudunun %70’inden fazlasında üçüncü derece yanıklara yol açtı; yüzü tanınmaz hale geldi ve hayatta kalma şansı neredeyse yoktu.   Yanıklar, tıpta ciddiyetine göre derecelendirilir:   Birinci derece yanıklar  sadece üst deriyi etkiler; genellikle güneş yanığı gibi hafif kızarıklıkla sınırlıdır. İkinci derece yanıklar  daha derin dokuları etkiler, su dolu kabarcık...

Akciğer Naklinin Tarihçesi -2.31- Kolff, Yapay Organların Babası: Diyaliz Makinası

Resim
Akciğer Naklinin Tarihçesi -2.31- Kolff, Yapay Organların Babası: Diyaliz Makinası   Willem Johan "Pim" Kolff (1911-2009)   Dr. Hermann Michael Biggs’in (1859–1923) de vurguladığı gibi, insan bedeni yedek parçası olmayan tek makinedir. Bu kırılganlık karşısında insan, tarih boyunca eksiklerini tamamlamak ve sınırlarını aşmak için durmaksızın yeni yollar aramıştır. Başlangıçta bu arayış, kaybedilen bir uzvu yeniden yerine koyma ihtiyacından doğmuş; zamanla yapay organların geliştirilmesine kadar uzanan bir teknoloji yolculuğuna dönüşmüştür.   Günümüzde bu hedef, yalnızca eksiklikleri gidermekle sınırlı kalmayıp mevcut kapasiteleri artırma ve geliştirme amacına evrilmiştir. İnsan artık sadece kaybettiğini yerine koymakla yetinmiyor; sahip olduklarını daha güçlü, daha verimli ve daha dayanıklı hale getirme peşinde koşuyor. Bu sürekli ilerleme arzusu, doğal dengeyi gözeterek ve etik sınırlar içinde sürdürüldüğünde, insanlık için benzersiz fırsatlar ve umut verici ufuklar sunm...